Kolesterolü Bol Fotoğraflar

Fotoğraf Teknikleri

İmaj bankalarına girecek cinsten “yiyecek fotoğrafları” çektik. Basit gibi görünen bu iş hummalı bir çalışma gerektiriyor.



Bu yazımızda bir stüdyo çalışmasını anlatacağız. Konumuz, yiyecek fotoğrafları olsun. Yiyecek fotoğrafı çekimi oldukça zor ve sabır isteyen bir süreçtir. Öyle koy sebzeyi, ver ışığı, bitti, gitti durumları olmaz. Bu yüzden, moda fotoğrafçıları olduğu gibi, yemek fotoğrafları çekimlerinde de uzmanlaşmış fotoğrafçılar vardır. Aşağıda göreceğiniz gibi, kendi çapımızda sizler için iki çalışma yaptık. Önce yumurtalardan bir kompozisyon oluşturacağız. Marketten 5,5 milyon TL karşılığı 24 adet yumurtayı paketiyle birlikte satın aldık. Özellikle paketi ile birlikte, çünkü bu karton koruyucuların çok güzel bir dokusu vardır. Çekeceğimiz kareye hoş bir ambiyans katabilir. Yumurtalarımız beyaz olduğundan, kontrast sağlaması için paketimizi sprey boya ile siyaha boyuyoruz. Elimizde yumurtalar dışında Paşabahçe işi metal yumurtalıklar da var.
Aydınlatmayı, bir adet 1600’lük softbox ve önüne sarı jelatin filtre konulmuş bir adet 600’lük paraflaş ile gerçekleştireceğiz. Sonsuz fon olarak pleksiglas kullanıyoruz. Sarı filtreli ışığımızı alttan, softbox’ımızı da tam tepeden veriyoruz. Alttan gelen ışığın bir diyafram daha fazla olmasını sağlıyoruz. Bu bize zeminde hoş sarı gölgeler sağlıyor, hatların keskinliğini alıyor. Tüm detayları kaydedebilmek için, 35mm yerine 6X7 diapozitif kullanıyoruz.
İlk kompozisyonumuz için ışık ölçümümüz 22 diyafram veriyor. Makinemiz Mamiya RB 6X7‘de obtüratör objektif üzerinde olduğu için, istediğimiz enstantane hızında çalışma olanağımız var. (Çoğu 35mm fotoğraf makinesinde flaşlı çekimler için belirtilen enstantane hızına bağlısınız.)
İlk karemizde zemin görünmediği için, kırık yumurtanın sarısı daha belirgin duruyor. İkinci kompozisyonumuzda ise alttan verdiğimiz sarı ışık, yumurtanın sarısını algılamamızı zorlaştırıyor; ama yine de hoş bir atmosfer yaratmışız. Yumurtalığın yanında bir de şık kaşık olsaymış kompozisyonu tamamlayabilirmiş. Çünkü yumurtayı kırmışız, tam yemeye hazırız; ama kaşık eksik. Bu, fotoğrafta eksiklik duygusu yaratıyor. Yumurtayı kırmasaydık, bu duyguya kapılmayacaktık. Mesela, ilk karemizde böyle bir kaygı duymamıza gerek yok; çünkü orada, kutusunda duran kırık yumurta kompozisyonu var. Göz, tamamlamak için birşey aramıyor.
Diğer kompozisyonumuz, konserve kutuları ve sebzelerden oluşuyor. Önceden siyaha boyadığımız konserve kutularını mısır, domates ve bezelye gibi renkli malzemeler ile dolduruyoruz.
Zeminimizi siyah bir malzeme ile kaplıyoruz. Biz siyah kadife kullandık. Konserve kutularını ve sebzeleri birbirini maskelemeyecek şekilde düzenliyoruz. Son olarak da hazırladığımız kompozisyonun üzerine su püskürtüyoruz. Bu su damlacıkları, buzdolabından yeni çıkmış, taze, buz gibi soğuk etkisi uyandırıyor. Işık olarak, tepeden softbox’lı paraflaş ve yan taraftan desteklemek için reflektör kullanıyoruz. Sonuç aşağıda.

süper

ben lisedeyken foto clubümüz vardı.her ay sergimiz vardı.diğer okullardan gelip bakarlardı.ama amatördük.bizimde böyle bi çalışmamız oldu.yemekler meyveler ve tatlılar üstüne.ama burdaki fotoğraflar süper.hatırlıyormda o kebapları,künefeleri çekerken içim gtimişti ya :))

Gönderen: nimegg | 8 April, 2006 - 14:04